Genital siğiller ve tedavisi

Bu yazıyı okumadan önce genital siğil hakkında genel bilgileri almanızda yarar olacaktır.

Bu bölümde genital siğil tedavisi, tedavi edici teknikler ve tarafımızca uygulanan siğil tedavi teknikleri ele alınmaktadır.

Genital siğillerin tedavisi oldukça önemlidir. Genital bölgedeki siğiller tedavi edilmediği takdirde kişilerde ciddi psikolojik problemlere yol açabilir.

Genital siğiller kişilerde ne tür olumsuz psikolojik etkiler oluşturur?
Pek çok genital siğil şüphesi ile jinekolog, ürolog ya da dermatolog doktoruna giden kişilerde lüzumsuz yere kanser olma korku ve endişesi vardır.

Öncelikle yeniden belirtmekte yarar var:
Endişelenmeyin… Genital siğilleriniz kanser yapmaz ya da kansere dönüşmez!. Çünkü genital siğil yapan HPV tipleri “low risk” (düşük risk) grubundadır.

Diğer taraftan günümüz itibari ile virüslerin vucuda alındıktan sonra maalesef net olarak eradikasyonu yani vucuttan atılması da olası değildir.

Her ne kadar bir takım “antiviral hap ve kremler” ile beraber “immün (bağışıklık) sistemin çalışmasını güçlendirici ilaç tedavileri” uygulanabilmekteyse de bu tedavilerin amacları, virüsün vucuttan tam anlamıyla atılmasından çok vucuda alınmış olan virüsü baskılamak ve çoğalmasını önlemektir.

Cinsel yolla vucuduna HPV, HSV gibi virüsü alan ve daha sonra bu virüs ile yaşamak zorunda olan hastalarda bir takım “psikolojik problemler” ortaya çıkabilir. Kişiler durumlarını daha da abartarak düşünebilirler; bunun sonucunda depresyon ve anksiyete (içsel bunaltı) gibi durumların görülmesi ender değildir.

GENİTAL SİĞİL TEDAVİSİ NASILDIR?
Genital siğil tedavisi için kullanılan teknikler, ilaçlar, kremler
Genital siğillerin tedavisinde en çok olarak cerrahi eksizyon (operasyonla lezyonun kesilerek çıkartılması), krioterapi (dondurma), lazerle siğil tedavisi, koter (yakma) tedavileri, antiviral kremler ve ilaç tedavileri uygulanmaktadır.

Cerrahi tedaviler daha fazla anogenital siğillerin yoğun ve büyük kümelenmeler (büyük kondilomlar) durumunda olduğu durumlarda uygulanır.

I. Siğillerin cerrahi olarak çıkartılması (Eksizyonel teknikler)
Genel olarak eksizyonel teknikler dış genital organların HPV bulaşmalarında kullanılmazlar. Bunun istisnası ise dış genital organlarda lokalize çok büyük kondilomların varlığıdır.

Genital sistemin görünür bölümünde çok büyük kondilomların olması halinde eksizyonel tekniklerden faydalanılarak büyük parçalar çıkarılır ve daha sonrasında medikal tedavi ile beraber destrüktif tekniklerden biri ile tedavi devam ettirilir.

Büyük kondilomalar lokal ya da genel anestezi altında cerrahi olarak kesilerek çıkartılabilir. İşlem sonrası çıkartılan bölgeye pansumanların yapılması gerekmektedir.

Diğer bir teknik de dış genital organların kondilomlarında eksizyon (çıkartılması) amaçlı LEEP uygulaması yapılabilir.

Leep nedir?
LEEP (Loop Electrosurgical Excision Procedure) ; alternans bir elektrik akımı ile loop uçlarında protein denatürasyonuna neden olarak iki dokuyu ayırabilecek derecede ısı oluşumu sağlayan bir sistemden oluşmuştur. Bu sayede diğer hiçbir yere zarar vermeden, oldukça rahat bir kontrol ile gerekli patolojik dokunun çıkarılması sağlanacaktır.

LEEP’te deneyimli bir doktor tarafından uygulandığında, kanama riski yok denecek kadar azdır. Ofis şartlarında, lokal anestezi altında uygulanabilmesi, hastanede yatış gerektirmemesi, komplikasyon riskinin çok düşük oluşu, hasta tarafından telöre edilebilirliği ve uygulama basitlığı bu tekniğin tercih edilmesine neden olmuştur.

II. Yıkıcı teknikler ile siğil tedavisi (Destrüksiyon)
Elektrokoterizasyon (Elektrokoagülasyon, elektirikle yakma)
Bipolar koter ile HPV odaklarının lokal anestezi altında yakılmasıdır. Yeterli destrüksiyon sağlandığından emin olunduğu müddetçe bu gün kabul gören en geçerli tedavi tekniğidir.

Özellikle dış genital organlar dediğimiz genital sistemin dışardan görünen bölümünde (cilt veya mukozal) meydana gelen kondilomların yok edilmesi için en uygunudur. Çoğu zaman tek oturumda tün odakların yok edilmesi mümkün olabilir. Tedavi süreci kısadır. Fazlaya kaçılması durumunda sağlıklı dokularda da hasar meydana getirebileceği unutulmamalıdır.

Kriyoterapi (Dondurma)
Kriyoterapi, likit (sıvı) nitrojenle lezyon ve lezyon çevresinin dondurulması prosedürüdir. Bu da elektrokuagülasyon gibi etkin tekniklerden birisidir.

Krioterapi son yıllarda olabildiğince sık olarak kullanıma başlanan, olabildiğince etkili, yakma (elektrokoterizasyon) tekniğine göre daha ağrısız ve basit uygulanabilen bir teknikdir. Dondurma operasyonu olabildiğince ağrısız bir operasyondur ve operasyon sırasında çoğu zaman anestezik madde gerektirmez.

Krioterapi olabildiğince güvenilir bir teknik olup gebelik sırasında ortaya çıkan anogenital siğillerin dondurulması amacıyla da kullanabilmek mümkündür.

CO2 (Karbondioksit) lazer ablasyonu
Karbondioksit (CO2) esaslı laser destrüksiyonu ile etkin biçimde siğil tedavisi sağlanabilir. Karbondioksit lazerle siğillerin yakılması diğer tedavi tekniklerine göre biraz daha pahalıdır. Ancak etkinliği de olabildiğince yüksektir. Ayrıca iz kalma şansı da oldukça azdır. Tarafımızca yapılan genital siğil tedavilerinde daha sık sık lazer prosedürlerini tercih etmekteyiz. İşlem genelde lokal anestezi ile yani o bölgenin uyuşturulması ile yapılmaktadır.

CO2 buharı içinde HPV bulunabildiğinden solunum sistemi ile bulaşması ve yayılması da olasıdır. Bunun için gerekli önlemler alınmalıdır.

Kimyasal destrüksiyon
Bu amaçla biklorasetik asit, triklorasetik asit, podofilin ve podofilotoksin gibi asitler de kullanılmaktadır. Kimyasal yıkıcı asitler olabildiğince etkilidir, yalnız sağlıklı ciltte de tahriş (iritasyon) etkisine sahip maddelerdir.

siğiller ve tedavisi

siğiller ve tedavisi

Kimyasal yıkıma bağlı inflamasyon, erozyon, ağrı ve ülserasyon oluşabilir. Hastanın kendisinin uygulaması olabildiğince zahmetlidir. Hastanın görüş alanının dışındaki lezyonlara müdahale etmesi güçtür ve sağlıklı deriye dokundurulduğunda burada da harabiyet meydana getirecektir. Ayrıca günlerce, yeniden yeniden uygulamayı gerektirebilen uzun bir tedavi opsiyonudir.

Kimyasal asit tedavileri bebeğe toksik etkisinden ötürü gebelikte uygulanmazlar.
III. Genital Siğil Tedavisinde Kullanılan İlaçlar
Siğillerin ilaçla tedavisinde ‘immunomodulasyon’ yani immün direnci arttırmaya yönelik olarak interferon ve imikimod ilaçları kullanılmaktadır. İlaç tedavilerinin uzun sürmesi dezavantajlı yönleridir.

İnterferonlar, antiproliferatif ve antiviral etkilerinden ötürü kullanılırlar. Tropikal, sistemik ya da intralezyonel kullanım seçenekleri vardır.

İmikimode (Imiquimode) ise 2003 yılından bu yana ülkemizde de bulunan saşe-krem formunda, ülkemizde ve yurt dışında “Aldara % 5 krem” adıyla piyasalardadır.

Aldara nedir? Siğil kremi ile ilgili…
%5 lik İmikimod (Aldara krem), sadece siğilin üzerine sürülerek o bölgedeki hücresel tip bağışıklığı arttırarak tesir eden bir kimyasaldır.

Aldara bir antiviral değildir. Aldara sadece cilt bölgesinde lokalize kalan ilaç o bölgedeki interferon alfa ve sitokinleri aktive ederek immün direnci yükseltir.

Aldara krem yardımıyla immün direnç yükselince o bölgeye hareket eden makrofaj ve lenfositler viral patolojiyi giderecektir.

Aldara gebelikte de kullanmak mümkün mi?
Evet. Gebelikte Kategori B olduğu için güvenle kullanmak mümkün.

Yapılan bilimsel çalışmalarda da Aldara kremin gebelik ve emzirme döneminde kullanımından dolayı herhangi bir olumsuz etkiye rastlanmamıştır. (Nitekim kremin cilde sürülmesi ile yalnız binde 9’luk bir kısmı deriden emilmektedir.)

Aldara kremin kullanımı bağışıklık sistemini de aktive ettiği için ileride olabilecek siğil nükslerinin de önüne geçebileceği iddia edilmektedir.

Genital siğil kremi “Aldara” ile anogenital siğil tedavisi daha uzundur…
Genital siğil tedavisi için kullanılan Aldara krem ile tedavi süresi dondurma ve yakma tedavilerine göre daha uzun sürmektedir.

Aldara ile anogenital siğil tedavi süresi haftada 3 uygulama ile 16 haftaya kadar uzayabilir.
Aldaranın yan etkileri nelerdir?

genital siğiller

genital siğiller

Aldara’nın (İmikimod) en fazla görülen yan etkisi “eritem” yani ilacın hasta olmayan dokuya sürülmesine bağlı olarak gelişen geçici kızarıklıklardır. Bu nedenle ilaç tatbikinden 6-10 saat içinde ilişki yapılmaması ve sonrasında banyo yapılması tavsiye edilir.

Ancak unutulmamalıdır ki genital bölgedeki her lezyon siğil değildir. Tedavi öncesinde kesinlikle bir jinekolog ya da dermatoloğla irtibatageçmek gerekmektedir.

Anogenital siğiller uzun dönemde yenilenebilir. Özellikle rahim ağzına yerleşmiş olan siğiller ileriki yıllarda az da olsa serviks kanseri (rahim ağzı kanseri) riskini arttırmaktadır.

Genital siğil çıkan hamileler de tedavi edilmeli midir?
Evet. Hamilelik vücut direncinin düşmesine yol açtığı için bazı kişilerde daha önceden olmamasına rağmen hamilelik zamanlarında genital siğiller ortaya çıkabilir.

Hamileliklerinde anogenital siğiller çıkan gebe hastalar makul tedavi yönemleri ile tedavi edilebilirler. Gebelikte İdeal tedavi teknikleri arasında krioterapi (dondurma tedavisi) ve cerrahi eksizyon (lezyonun cerrahi operasyonla çıkarılması) bulunmaktadır.

Gebelikte asit ya da kimyasal ile yakma tedavileri tavsiye edilmemektedir.

Gebelikte ortaya çıkan kondilomlar dirençli olabilir ve genellikle ardısıra bir kaç seans tedaviyi gerektirebilir.

Hamilelikte anosiğil tedavisi yapılmayan gebelerde siğiller hızla artmaktadır. Hatta bu gebelerin normal doğum sırasında çocuklarına HPV geçirme ihtimalleri olmasından sezaryen ile doğumları tercih edilmektedir.

Bazan hamilelikte dev kondilomlar bebeğin vajina içinden aşağı inmesine engel olabilecek kütleye dahi erişebilir.

Siğil nüksleri (tedavi sonrası yenidenlamalar) neden oluşur?
Anogenital siğiller yakma, dondurma ve hatta ilaç tedavileri sonrası bile hayatın belirli zamanlarında yenileme şansına sahiptir. Buradaki en çok neden ise bedenin immün (bağışıklık) sisteminin düşmesi sonucu viral enfeksiyonun aktive olmasıdır.

Vucütta normalde hiç bir şikayet oluşturmayan bazı virüsler gizli olarak barınmakta ve direnç düştüğü zaman kişilerde hastalıklara neden olabilmektedir. Örneğin pek çoğumuz çok korktuğumuz ya da yorulduğumuz zaman dudakta uçuk çıkarırız. Bu aslında, Herpes (HSV) Tip 1 virüsünün yarattığı bir enfeksiyondur.

Aynı biçimde çok fazla gerilim ya da yorgunluğa maruz kalan kişilerde “zona hastalığı” gelişebilir. Bu da aslında omurganın köklerinde yerleşmiş olan “su çiçeği virüsü”nün aktive olarak hastalık oluşturmasıdır.

İşte siğillerde benzer özellikler taşıyarak hayatın belli zamanlarında tekrarlayabilirler. Bu yüzden vücüdun direnci iyi biçimde korunmalıdır. Bu da düzgün beslenme, gerilimden uzak durma, derli toplu bir yaşam ve derli toplu egzersiz ile mümkün olabilir.

Genital siğiller tedaviden sonra cinsel partnere bulaştırılabilir mi?
Maalesef evet. Genital siğil çeşitli tedavi tekniklerinden sonra tam anlamıyla bitebilir. Ancak burada tedavi edilen HPV enfeksiyonu değil siğildir. Diğer bir deyiş ile HPV virusu cilt altına girmiş olduğu için kişilerin tedavi sonrası zamanlarında dahi cinsel partnerine bulaştırma riski bulunmaktadır.

Bu nedenle kişilerde jenital siğil olması durumunda, bu durumu ilk önce cinsel partnerlerine dürüst bir biçimde anlatmaları ve daha sonra partnerlerini Gardasil ile aşılatmaları tavsiye edilir.

Genital siğil tedavi ücretleri nasıldır?
Müessesemizde genital siğil ücretleri siğillerin yaygınlığına ve miktarına göre değişiklik göstermektedir. Bir kür genellikle 2-3 seanstan oluşur ve hastalardan bir kürlük tedavi “paket olarak” ücretlendirilmektedir.

Ofisimizde erkek hastalar, bayan hastalar ve hamilelere genital siğil tedavi hizmetleri verilebilmektedir. Bayan hastaların adetsiz bir dönemde başvurmaları gereklidir.

Genital siğil tedavilerinde lazer, krioterapi, koter ve cerrahi operasyonları kullanabilmekteyiz.

SORULAR ile TARAFIMIZCA GENİTAL SİĞİL TEDAVİSİ
Anogenital siğil sorunu yaşıyorsanız bir an önce tedavi görmenizde yarar var. Aksi takdirde oluşan siğiller çok çabucak büyüyecek ve sonraki tedavileriniz uzayacaktır.

Genital bölgede olan şüpheli lezyonlarınız için jinekolog ya da dermatoloğunuzdan yardım talep etmekten katiyen çekinmeyiniz. Çünkü bilhassa cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve genital siğiller ülkemizde çok çabucak artış kaydetmektedir.

Genital siğil tedavisi ağrılı mıdır?
Genital siğil tedavileri çok ağrılı değildir. Kişiler tedavi aldıkları gün dahi işlerine devam edebilirler.

Tarafımızca daha sık tercih ettiğimiz lazer ve dondurma (krioterapi) ile genital siğil tedavileridir. Bu tür operasyonlar cerrahi ve yakma ile siğil tedavilerine göre daha rahattır.

Lazer, elektrikle yakma tedavileri (koterizasyon) ve cerrahi çıkartma tedavileri öncesi lokal anestezi enjeksiyonu gereklidir. Ancak dondurma tedavisi öncesinde lokal anestezi enjeksiyonuna gerek bulunmamaktadır. Ancak dondurma tedavisi (Krio) sonrası deride beyazlaşma biçiminde izler kalabilir.

Lazer ile Genital Siğil Tedavisi
Lazerle genital siğil tedavisi yakma ve dondurma tedavilerine göre daha avantajlı görülmektedir. Lazer ile siğilin yakılması sonrası iz kalma olasılığı çok düşüktür. Ayrıca lazer ile genital siğil tedavilerinin daha etkin olduğu izlenmektedir.

Lazerle genital siğil tedavilerinde bazen lokal anestezi desteği gerekebilir.

Tüm bu nedenden dolayı müessesemizde anogenital siğil tedavilerini daha sık sık karbondioksit lazerle ile tercih etmekteyiz.

Anogenital siğil tedavileri ne kadar sürer?
Anogenital siğillerde her seans lezyonların genişliğine göre ortalama bir kaç dakika ile 5-10 dakika arasında sürmektedir. Bir kür ortalama olarak 3-4 seanstan oluşur, seans Aralıkları da hastanın durumuna göre bir ile iki hafta arası yenilenmektedir.
Lazerle siğil tedavisi nasıldır?
Lazerle genital siğil tedavileri genellikle 15-20 gün süreyle, 2-3 seans biçiminde yapılır. Bazı durumlarda bu seans sayıları uzayabilir. Bu durumlarda bağışıklık sistemini güçlendirici medikal destekler sağlanabilir. Genelde çok fazla ağrı verici olmadığından lokal anesteziye gerek duyulmaz. Ağrı eşiği çok düşük olanlarda ya da yaygın siğil lezyonları olanlarda lazerle siğil tedavisi öncesi, lokal anestezi ile uyuşturma yapılabilir.

Genital siğilden parça alınması (biyopsi) ve HPV tiplemesi şart mıdır?
Hayır. Eğer lezyonun genital siğil olmasından herhangi bir şüphe duyulmuyorsa biyopsi (parça çıkartımı) ve patolojiye göndermenin bir anlamı olmayacakıtr. Ancak şüpheli lezyonlardan biyopsi yapılması tavsiye edilmektedir.

Benzer biçimde cerrahi tekniklerle çıkartılan kondilomların PCR tekniği ile HPV tiplemesi için genetik laboratuara gönderilmesi de şart değildir. Çünkü genital siğillerin pek çoğu Tip 6 ya da Tip 11 olup, bunun bilmenin maddi kayıptan diğer bir yararı da olmayacaktır.

HPV Tiplemesi kimler için makuldur?
PAP Smear testinde anormal sonuç çıkan hastalarda cerviks (rahim ağzı kanalından) kültür alınarak HPV tiplemesi için laboratuara gönderilebilir.

HPV tiplemesi PCR (Polimerase Chain Reaction) denilen bir teknikle yapılmaktadır.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın